Embed

1 ARALIK DÜNYA AIDS GÜNÜ

 

 

 

                Dünya AIDS Kampanyası tarafından her yıl 1 Aralık günü tüm dünyada AİDS Günü olarak kabul edilmiştir.Bu kapsamda,  1 Aralık günü ve devam eden hafta içerisinde çeşitli kampanya ve etkinlikler yolu ile toplumu HIV/AİDS hakkında bilgilendirme ve bilinçlendirme faaliyetleri düzenlenmektedir.

       HIV/AIDS hastalığı ilk defa 1981 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde ve Haiti’den gelen göçmenlerle tanımlandı ve hastalığa “AIDS“ (Kazanılmış Bağışıklık Yetmezlik Sendromu) adı verildi. 1984 yılında ise AIDS’e neden olan virüs “HIV” (İnsan Bağışıklık Yetmezliği Virüsü) izole edildi. Bu virüs vücudun hastalıklara karşı savunma sistemi olan bağışıklık sistemini yok ederek normalde tedavi edilebilen basit hastalıklara  karşı bile kişiyi savunmasız bırakmakta ve ölümlere neden olmaktadır. 1980’lerde dünya gündemine girmesinden beri dil, din cins, ırk, ülke ayrımı yapmadan hızla yayılmaya devam etmektedir. HIV enfeksiyonu sadece erişkinleri değil bebek, çocuk, genç, yaşlı herkesi tehdit edebilen henüz virüsü tam olarak vücuttan atmayı sağlayabilecek tedavisinin ve aşısının bulunamadığı bir hastalıktır. Yapılan ilaç tedavileri ise hastalığı tamamen ortadan kaldırmayıp ilerlemesini durdurmaya yöneliktir.

Dünyada yaklaşık 33.4 milyon erişkin ve çocuğun HIV ile enfekte olduğu,hergün 7.000 HIV enfeksiyonunu aldığı  tahmin edilmektedir1990’lı yılların başlarından beri bulaşma pek çok ülkede en sık korunmasız yapılan cinsel temas ardından ise damar içi madde kullananların ortak paylaştığı enjektör ile olmaktadır.

 

Türkiye’de hastalığın yayılımı ve görülme sıklığı diğer dünya ülkelerine göre düşük olmakla beraber yıllar içinde artmaya devam etmektedir.  Ülkemizde 1985 yılından bu yana AIDS/HIV enfeksiyonu görülmektedir. 1985 yılında 1 AIDS ve 1 taşıyıcı toplam 2 olan vaka sayısı, 2010 yılı itibariyle 70 AIDS  ve 557 taşıyıcı ile toplam 4525’e ulaşmıştır. Vakaların çoğunluğunu erkekler oluşturmakla birlikte, sayı kadınlar arasında da artış göstermektedir. Ülkemizde enfeksiyondan en fazla etkilenen nüfus 25-49 yaş grubundadır. Metropol iller ile turistik illerde daha fazla vaka görülmekle birlikte, vakalar hemen tüm illerimizde mevcuttur.

            

HIV/AIDS BULAŞMA YOLLARI

 1-Korunmasız Cinsel İlişki:

HIV enfeksiyonunun en sık bulaşma şeklidir.HIV korunmasız(kondom,kılıf,prezervatif)yapılan her türlü cinsel temasla bulaşabilmektedir.

 2-Kan ve kan Ürünleri İle Bulaşma:

Virus aynı zamanda HIV ile enfekte olmuş enjektör ve benzeri tıbbi malzemeler, iyi sterilize edilmemiş manikür pedikür malzemeleri, dövme ve tatuaj uygulamaları, kulak deldirme, berberlerde kullanılan jilet ve usturaların kullanılması ile de bulaşabilmektedir.

     3-HIV(+) anneden bebeğe bulaşma

HIV(+) anneden bebeğe gebelikte, doğum sırasında veya doğumdan sonra anne sütü ile de virüs bulaşabilmektedir.

 

   HIV’İN BULAŞMADIĞI  DURUMLAR:

-Dokunmak, tokalaşmak, sarılmak ile

-Gözyaşı, ter, tükürük ile

-Aynı yerde oturmak, aynı havayı solumak ile

-Aynı havuzu, banyoyu, tuvaleti, saunayı, duşu paylaşmak ile

-Giysilerin ortak kullanılması ile

-Tabak, çatal. kaşık, bıçak, bardak paylaşılması ile

-Telefon kulaklığı, kapı tokmağı ile.

-Sivrisinek, böcek, arı sokması ile HIV bulaşmamaktadır.

    KORUNMA

HIV enfeksiyonu önlenebilir bir hastalıktır ve diğer hastalıklarda olduğu gibi korunma önlemleri tedaviden çok daha etkili ve ucuzdur. En sık görülen bulaşma yolu cinsel temasla olduğu için bu yolla korunma büyük önem taşımaktadır. Kondom ve doğru kondom kullanımı hastalığın cinsel yolla bulaşmaya karşı en güvenli ve basit korunma yoludur.

Damar içi madde kullanımı alışkanlığının önlenmesi tedavi edilmesi ortak enjektör kullanımı risklerinin anlatılması bu grup hastalarda riski azaltmaktadır.

 

UNUTMAYIN

  • Hastalık taşıyorsak kan bağışında bulunmamalıyız.
  • Gizlilik ve ikiyüzlülük HIV için güzel bir giriş kapısıdır. Hastalık taşıyorsak cinsel partnerimize durumumuzu açıklamalı ve onu hastalığımızdan korumak için kondom/prezervatif kullanmalıyız.
  • Tek eşliliği ve sadakati önemsemeliyiz. Birden farklı kişiyle ilişki geriye dönüşümsüz sonuçlar doğurabilir.
  • Kondom/prezervatif kullanımını önemsemeliyiz. Korunmasız ilişkiler hayatımızı karartabilir. AIDS’in kimde olduğunu dışarıdan bakarak anlayamayız, bu nedenle korunmasız her ilişkide risk olduğunu bilmeliyiz.
  • Çocuklarımızı ve gençleri hayatın bir gerçeği olan cinsellik konusunda aydınlatmalı ve korunma yollarını anlatmalıyız. Cinselliği yok saydığımız zaman çocuklarımız bu konuya daha bir ilgi duyarlar ve başka yerlerden öğrenmek isterler.
  • HIV/AIDS taşıdığını öğrendiğimiz kişileri suçlamamalı, yargılamamalı ve dışlamamalıyız.
  • Damar yoluyla uyuşturucu kullanımı yüksek HIV bulaşma riski taşır. Bu nedenle çocuklarımızı ve gençlerimizi uyuşturucu maddelerden korumalı, arkadaşlarını tanımaya çalışmalı, çocuklarımızla iyi iletişim kurmalıyız.

Haber:YALOVA İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ

 

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !